top of page
üfleme cam

SANATÇI BEYANI

AYŞEM ÖTÜK

yavaş yaşam trendi

Hikayemiz bir arayışla başladı.

Aslında aradığımız bir form değil,

bir ruhtu.

Symfia’nın ilk koleksiyonu “Hatırla”,

tam da bu yolculuğun içinden doğdu.

Çünkü öğrenmek

bazen sadece keşfetmek değil,

hatırlamanın başka bir yoluydu.

Camın diliyle konuşmayı öğrenirken

kendini okumayı da öğrenmeyi,

Kırılgan ve keskin bir maddenin bile

doğru sıcaklıkta yumuşayıp ışığı geçirebileceğini,

Ne kadar zorlarsan zorla

soğuyan camın yeniden şekil alması için

önce tekrar ısıtılması gerektiğini...

beklentiyle sonuç her zaman örtüşmese de

sınırlarını bilmenin de bir ustalık olduğunu

belki de öğrenmenin,

unutulanı hatırlamanın

en asil yolu olduğunu keşfettik

Her dönüşümün, önce içeride başladığını

ve gerçek formun,

insanın kendi ateşinde tekrar eriyerek doğacağını

hatırlamak isteyenler için

Symfia x Ayşem

estetik yaşam fikirleri

Cam ateşle karşılaştığında yalnızca şekil değiştirmez, hafıza kazanır.


Bu şişeleri tasarlarken çıkış noktam, gül yağının kendisi gibi zamana ve sabra ihtiyaç duyan bir üretim dili kurmaktı çünkü gül yağı, aceleyle var olabilen bir öz değildir.

O, beklemenin, tekrarın ve inceliğin sonucudur.

Her bir cam şişe, yüksek ısı altında nefes ve el hareketlerinin ritmiyle tek tek şekillendirildi.

Seri üretimin kusursuz tekrarı yerine, el işçiliğinin bilinçli izlerini korumayı seçtim.

Camın yüzeyinde kalan bu küçük farklılıklar, üretim sürecinin doğal ve kaçınılmaz parçalarıdır

her bir fark o ana ve o parçaya özgüdür. Bu nedenle hiçbir şişe diğeriyle birebir aynı değildir.

Cam, şeffaflığıyla saklamaz, içindekini görünür kılar.

Bu tasarımda camın görevi yalnızca gül yağını muhafaza etmek değil, onun saflığını ve zarafetini sessizce yansıtmaktır.

Form, ne dikkat çekmek için yükselir ne de kendini geri çeker, içindeki özü taşıyacak dengeyi bulur.

Gül yağı, doğanın en narin ve en yoğun armağanlarından biridir.

Onu taşıyan camın da aynı özenle, aynı saygıyla üretilmesi gerektiğine inanıyorum.

Bu nedenle üretim süreci boyunca hızdan çok ritmi, mükemmellikten çok uyumu gözeten bir yaklaşım benimsedim.

Ortaya çıkan her şişe, yalnızca bir ambalaj değil,

zanaatin, ateşin ve zamanın ortak çalışmasının sonucudur.

Gül yağının sessiz gücüne eşlik eden, onu görünür kılan ama asla gölgelemeyen bir nesne olarak var olmasını istedim.​​​​​

Ayşem Ötük

bottom of page