
Symfia hakkında
Politikalarımız
Kadınca üretim
Sanata alan
Toprağa saygı
Hizmetler
Sipariş Takibi
Talep oluşturma
İletişim
Sıkça sorulan sorular
Hatırla Koleksiyonu
Küratörün bakışı
Form Analizi
Malzeme ve teknik
Koruma ve sergileme
Gül Yağı Üzerine
Frekans metni
Kullanım senaryoları
Tarif kitapçığı
Cam Hakkında
Borosilikat cam bilgisi
Cam sanatçısından mektup
Yasal Bildirim
KVKK Aydınlatma Metni
Kullanım Koşulları
Çerez Politikası
Menu

Toprağın en narin hali
Formun HafIzasI
CAM ÜFLEME SANATI
Symfia camları seri üretimden değil, bir ustanın nefesinden doğar.
Sıcaklık, zaman ve sezgiyle biçimlenen bu formlar, niyeti taşıyan birer hafıza kabıdır.
Her şişe, kendine özgü teklikte üflenir ve bir eser gibi tektir.
HATIRLA KOLEKSİYONU

KÜRATÖRÜN
NOTU
Toprağın ilk hatırası ateşle sınandığında cam doğdu.
Rivayet odur ki, bir geminin batışıyla sahile savrulan sandıkların tahta kasaları, kumun üzerinde alev aldı. İnsan eli ve doğanın kendi iradesinin mucizesi, ışığı saklayan yeni bir maddeye "cam"a hayat verdi. Topraktan gelen bu yeni beden, ateşin hiddetiyle şekil almış, havanın soğukkanlılığıyla mühürlenmişti.
Aynı nadirlikte olan bir başka toprakta ise, daha kadim bir sır saklanıyordu: nadir bulunan güllerin en nadiri ama aynı zamanda en hoyrat topraklarda yetişen toprağın asi kızı; Rosa damascena. Dünya ihtiyacının neredeyse yarısını tek başına karşılayan, hasadı yılda sadece 1 kere yapılan, Isparta’nın nemli şafağında ve dar vadilerinde yetişen bu gül, binlerce yılın sessiz bir tanığı. Kleopatra’nın güzelliğini taçlandırdığı rivayet edilen bu gül türü; bir başka anlatıya göre İbn Sînâ’nın damıtma bilgeliğiyle ilk kez saf yağa dönüştürüldü. Gül yağı, suyun çemberinde sabrı ve toprağın sahipleniciliğini, ateşle damıtılmasıyla ise özünü fısıldadı.
“Hatırla”, Symfia’nın ilk koleksiyonu, işte bu iki kadim dönüşümün tek bir hikâyesidir:
Ateşin doğurduğu cam ile suyun özünden süzülen gül yağının buluşması. Her şişe, topraktan göğe uzanan bu ikili hafızanın yaşayan bir mührüdür.
Koleksiyon, havanın oluşturduğu çember içinde toprağın, ateşin ve suyun ortak mirasını hatırlamaya davet eder.
Symfia Hatırla Koleksiyonu, borosilikat camın ateşle kurduğu dengede hayat bulur.
Bu malzeme, hem inceliği hem dayanımıyla bilinir; yüksek ısıya ve zamana karşı dirençlidir.
Her şişe, ustanın nefesiyle biçimlenen eriyik camın, yerçekimiyle form bulduğu anda doğar.
Ateş, nefes ve sabır, camı dönüştürürken ona kendine özgü bir kimlik kazandırır.
Şişe ve kapak, aynı camdan üretilir.Birbirine geçiş noktası, taşlanarak pürüzsüzleştirilmiş özel bir yüzeydir.Bu hassas bölge, fazla güç uygulanmadan hafifçe yan–yukarı çevrilerek açılır; aynı şekilde, baskı uygulamadan nazikçe çevrilerek kapatılır. Cam–cam geçme, mekanik bir sistemden çok, ustalıkla kurulmuş bir dengeyi temsil eder.
Damlalık, gül yağını kontrollü ve ritüel bir biçimde sunmak üzere tasarlanmıştır.Üst kısmındaki küçük hava boşluğu, akışı yönetir.Parmağınızı bu boşluğa koyduğunuzda yağ damlalığa dolarken, parmağınızı çektiğinizde bir damla olarak süzülür.Son damla, üfleyerek tamamlanan bir hareketle serbest kalır, bu küçük jest, objeyi bir eylemden öteye taşır.
Alt kısımda, Symfia amblemiyle birlikte kazınmış koleksiyon ve seri numarası bulunur.Bu detay, her şişenin el yapımı kimliğini ve sınırlı üretim değerini taşır; her biri aynı özden ama farklı bir nefesten doğmuştur.

MALZEME VE TEKNİK

FORM
ANALİZİ
Hatırla Koleksiyonu’nun formu, mükemmel simetriyle değil, nefesin doğal dengesizliğiyle tanımlanır. Her şişe birbirine benzer ama hiçbiri aynı değildir; bu farklılık el emeğinin imzasıdır. Cam, ateşin akışına boyun eğerken biçimini bulur, usta sadece yön verir. Ortaya çıkan her form, hem aynı bütünün bir parçası hem de kendi nefesinin izidir.
Taban geniştir, stabiliteyi ve köklenmeyi temsil eder. Bu yapı, şişenin devrilme olasılığını azaltırken gül yağının güvenli duruşunu da sağlar. Gövdeden kapağa doğru hafif yükselen çizgi, sabahın ilk ışığını andıran bir akış taşır.
Form, dengeli bir ağırlık merkezine oturur, elde tutuşu konforludur. Kapağın taşlanmış yüzeyi, cam–cam temasın sınırında var olur.
Kullanıcı, bu noktada objeyle fiziksel bir diyalog kurar: Açarken dikkat, kapatırken özen
Bu form, yalnızca bir kap değil, nazik bir davranış biçimidir. Şişenin iç doluluğu, geniş tabanı nedeniyle tam görünmeyebilir çünkü bu bir eksiklik değil, tasarımın bilerek bıraktığı bir nefes alanıdır.
Symfia için form, işlevi taşıyan bir zarftan öte, hatırlamanın kendisidir.
Symfia şişeleri, yalnızca bir kullanım nesnesi değil, bir hafıza objesidir.
Cam ve gül yağı, zamanı tutmak için değil, onunla uyum içinde yaşamak için tasarlanmıştır.
Bu nedenle her şişe, sessiz bir alan ve sabırlı bir bakım ister.
Saf gül yağı zamanla yarı katı veya kristalimsi bir hal alabilir.
Bu değişim doğaldır, saflığın göstergesidir.Kullanımdan önce şişeyi avuçlarınız arasında birkaç dakika tutarak yağın yeniden sıvı forma geçmesini sağlayabilirsiniz.Bu küçük ısınma hareketi, ritüelin sessiz bir parçasıdır.
Şişenizi düz bir zeminde, dik konumda ve doğrudan güneş ışığından uzak bir yerde saklayın ve sıcaklık değişimlerinden koruyun. Borosilikat cam yüksek ısıya dayanıklıdır, ancak gül yağı doğaldır ve ısı dalgalanmaları onun öz yapısını etkileyebilir.Seyahat sırasında taşımak önerilmez, cam-cam geçmeli kapağın doğası gereği sızıntı riski bulunabilir.
Şişenizi temizlerken yalnızca kuru ve yumuşak bir bez kullanın.Kimyasal temizlik maddeleri, camın yüzeyine zarar verebilir. Symfia objeleri, sade bir yüzeyde ışıkla, gölgeyle ve hatıralarla kendi sahnesini yaratır.

KORUMA
VE SERGİLEME







